Op. Dr. Süreyya Şeneldir

Burun Ameliyatlarında Bir İlk ?HILOTHERAPIE Maskesi?

AMELİYAT SONRASI BUZ UYGULAMASINA SON!
Hilotherapie yöntemi, burun ameliyatları sonrası uygulanan klasik buz uygulamasının yerini almaya başlayacaktır. Burun estetiğinde ameliyat sonrası, eskiden hastanın yüzüne iki gün boyunca buz uygulaması yapılırdı. Ameliyatın ardından yüzde şişlik ve morlukları engellemek için uygulanan bu yöntem hastanın yüzünde bazı doku ve hücrelere zarar veriyordu. Hilotherapie sayesinde hasta bu tür olumsuz etkilere maruz kalmamış oluyor.

Burun estetiÄŸinde ameliyat sonrası (klasik yöntemle) hastanın yüzüne belli zaman aralıklarında (15-20-30 dk?da bir) yapılan buz uygulamasının hastayı da rahatsız edici bir durum oluÅŸuyordu, ancak ?HILOTHERAPY” sayesinde, hastanın yüzüne sürekli buz uygulamak zorunda kalmıyoruz. Bu hiç de pratik bir yöntem deÄŸil zaten? HILOTHERAPY?de hastanın yüzüne, cihaza baÄŸlı olarak takılan ve ısı ayarlaması istendiÄŸi ÅŸekilde yapılan bir maske yerleÅŸtiriliyor. Burun estetiÄŸinde ısıyı 15 ilâ 18 derece arasında tutuyoruz.

NEDEN HILOTHERAPY?

Ameliyat sonrasında kullanılan geleneksel soğutuculardan jel ve petler aşağı yukarı 0C?lik bir soğutma sağlamakta olup geçici bir etki yapmaktadırlar. Bunun dezavantajı ise 15C?nin altındaki bir vücut sıcaklığında lenf drenajını bozması ve dokularda hasara yol açabilmesidir( buz yanığı). Lenf drenajının bozulması ise şişlik ve morlukların geç iyileşmesine sebebiyet vermektedir.

HILOTHERAPY MASKESİ HASTAYA HAREKET KOLAYLIĞI SAĞLIYOR

Yüze takılan maske hasta için büyük avantajdır ve aynı zamanda estetik bir görüntüye sahip olan maske ayrıca hastaya hareket kolaylığı da sağlamaktadır.

HILOTHERAPY maskesini hastalarımıza ameliyat sonrasında hastanede geçirilen 6 saatte uygulatıp, oldukça başarılı sonuçlar almaktayız. Bu sayede buzun yaratacağı konforsuz durumun yanı sıra buz yanıklarının da önüne geçmekteyiz.

Öte yandan ayarlanan ısıyı 24 ilâ 36 saat sonra bile aynı derecede muhafaza edebilmekteyiz. Hasta açısından son derece konforlu bir yöntem olan HILOTHERAPY?nin klasik buz uygulamasına, yüzde şişlik ve morlukları engellemek konusunda yüzde 50 daha başarılıdır. HILOTHERAPY ile yapılan burun estetiğinde şişlik neredeyse sıfır düzeyinde olmaktadır. Bu sonuç da hem hasta için hem cerrah için oldukça tatmin edici bir durum.

Alerjik Rinit (Saman Nezlesi) Nedir?

Rinit burun iç kısmını döşeyen ve mukoza adı verilen dokunun iltihabi reaksiyonudur. Rinitlerin yaklaşık yarısı alerjiye bağlıdır.
Alerjik rinit, ortamda bulunan bir alerjenin, nefes alma sırasında burna alınıp, burnun iç yüzeyine yapışması ile bu alerjine karşı hassasiyeti olan kişilerin burnunda mikrobik olmayan bir iltihap sonucu ortaya çıkan şikayetler ve bulgulardır.
Hastalık, ilk dönemlerde yanlış bir isimlendirme ile ?saman nezlesi? olarak tanımlanmış, daha sonra hastalığın polenlerle ilgili olduğu belirlenmiş ancak ?saman nezlesi? terimi kullanılmaya devam edilmiştir.

Alerjik rinitin görülme sıklığı nedir?
En sık görülen alerjik hastalıktır. Toplumun yaklaşık %20 sini etkilemektedir. Her yıl çok sayıda insan alerjik rinite yakalanmaktadır. Bazıları çok hafif atlatırken bazıları için çok ağır geçmekte, işlerini engelleyerek yaşam kalitesini bozmaktadır. Rinit belirtileri-burun akıntısı, hapşırma, burun kaşıntısı,burun tıkanıklığı,koku almada azalma, gözlerde yaşarma ve yorgunluk. Algılama güçlüğü, uyku bozukluğu gibi dolaylı rinit belirtileri de günlük yaşamı olumsuz etkilemektedir. Hastalık her yaşta ortaya çıkabilir ancak genelde 1-20 yaş arası başlar. Çoğunlukla ailede aynı ya da benzeri hastalıklar mevcuttur.
Alerjik Rinitin Belirtileri nelerdir?
Asıl şikayet ve bulgular şöyle sıralanabilir:
Burunda kaşıntı, sulanma ?şeffaf-
Hapşırma, aksırma nöbetleri
Damakta kaşınma
Öksürük ve boğaz ağrısı
Boğazı temizleme isteği
Gözlerde sulanma ve kaşıntı
Alerjik Rinite Hangi Alerjenler Neden Olur?
Havada taşınabilecek kadar küçük ve hafif olan hayvan ve bitki proteinleri gözümüz, burnumuz ve boğazımızdaki zarlar üzerinde birikirler. Polenler, mantar sporları, hayvan tüyleri ve ev tozları bu parçacıkların en sık rastlanılanlarıdır. İlkbaharın erken dönemlerinde alerjik rinite sıklıkla polenler veya çevrede yaygın olarak bulunan ağaçlar neden olmaktadır. İlkbaharın geç dönemlerinde ise polenler çayırlardan kaynaklanmaktadır.
Renkli süs bitkileri nadiren alerjiye neden olurlar, çünkü polenleri havayla taşınamayacak kadar ağırdır.
Moldlar ekmeği küflendiren, meyvelerin bozulmasına neden olan küflerdir. Aynı zamanda kuru yapraklarda, çayırlarda, samanda, tohumlarda ve diğer bitki ve toprakta da bulunurlar. Soğuğa dirençli oldukları için alerji sezonu uzundur ve karın toprağı kapattığı dönemler dışında tüm bir yıl sporları havada bulunur. Ev içinde moldlar ev bitkilerinde ve onların saksı toprağında yaşar. Bodrum katları ve çamaşır odaları gibi nemli yerlerin yanı sıra, peynirde ve mayalanmış içkilerde de bulunurlar.
Alerjik Rinitin Çeşitleri Var mıdır?
Alerjik riniti şu şekilde sınıflandırabiliriz:
Mevsimsel alerjik Rinit
Ağaç poleni , çayır poleni ve yabani ot polenlerine karşı alerji gelişmesi sonucunda ortaya çıkar. Şikayetler bu alerjenlerin atmosferde yoğun olduğu dönemlerde belirgindir. Hastalığın yıl içindeki süresi coğrafi bölge ve iklim ile yakından ilişkilidir. Polen mevsimi dışında hastalar genelde rahattır. İlkbaharın erken dönemlerinde ağaç polenleri, ilkbaharın ilerleyen aylarında ve yaz başında çayır polenleri, yaz ortasından sonbahara kadar da yabani ot polenleri bu şikayetlere neden olabilirler.
Yıl Boyunca Devam Eden Alerjik Rinit
Allerjenlere temasın yıl boyu devam ettiği ve şikayetlerin genellikle tüm yıla yayıldığı alerjik rinit şeklidir. Neden olan alerjenler ev tozu akarları (mite), hamamböcekleri, ev hayvanı alerjenleri (kedi, köpek, hamster gibi), ve mantar sporlarıdır (küf). En önemli alerjen ev tozu akarlarıdır (mite). Hastanın yaşadığı ortamda sürekli olarak akar alerjenlerine maruz kalması şikayetlerinin yılboyu devam etmesine neden olur. Hamamböcekleri de önemli bir ev içi alerjen kaynağıdır. Alerjisi olanlar, hamamböceği alerjenlerine maruz kaldıklarında rinit şikayetleri ortaya çıkmaktadır. Diğer bir ev içi alerjen ise ev hayvanı alerjenleridir. Özellikle kedi antijenleri çok önemlidir. Bulaştığı ortamda aylarca varlığını devam ettirebilir. Sadece ev içinde değil, okul, işyeri ve toplu taşıma araçlarında da yüksek düzeylerde tespit edilmiştir. Ayrıca mantar (küf) alerjisi olanlarda, eviçi mantarlara maruziyet şikayetleri tetikleyecektir.
Mesleksel Alerjik Rinit
Çalışma ortamındaki alerjenlere ya da irritan (tahriş edici) maddelere bağlıdır. Hapşırma, burun akıntısı ve burun tıkanıklığı gibi alerjik rinit bulguları çalışma ortamına girdikten sonra ortaya çıkar. Hastalar hafta sonlarında ve tatillerde rahattır.
Alerjik Rinitin Diğer Alerjik Hastalıklarla Bir İlişkisi Var mıdır?
Saman Nezlesi olan hastaların yaklaşık % 30-40 ında bronş hassasiyeti ve alerjik astım, daha az sıklıkla da diğer alerjik hastalıklar birlikte bulunabilir .
Alerjik Rinit Tanısı Nasıl Konulur?
Tanı hastanın hikayesi, fizik muayene bulguları ile birlikte , alerji cilt testi ve burun mukozası sürüntüsünün incelenmesi ile konur.
Alerjik Rinitin Tedavisi Nedir?
Tedavi 4 ayrı başlık altında toplanabilir:
1-Alerjen uyaranlarla temasın kesilmesi,
2-İlaç tedavisi,
3-Hiposensibilizasyon (aşı tedavisi) ,
4-Cerrahi tedavi
Alerjen uyaranlarla temasın kesilmesi
Alerjik rinit tedavisinde temel yöntem tüm alerjik hastalıklarda olduğu gibi alerjenden korunmaktır. Polen alerjisinde bu pek kolay değildir ve tam olarak gerçekleştirilemez.
Polenden korunmak için alınacak önlemler;
Polenlerin en fazla uçuştuğu sabahları saat 05.00 ile 10.00 arası açık havaya çıkmayın. Ancak ağız ve burnu kapatan maskelerle çıkabilirsiniz. Polen zamanı açık havada spor yapmayın. Saçlar tozu tutar. Bu nedenle her akşam saçlarınızı yıkayıp duş alın. Böylece üzerinizdeki tozlardan arınabilirsiniz. Çocuklar sokaktan geldiği zaman üstlerini hemen değiştirmelerini sağlayın. Arabada giderken camları açmayın. Hava değişimi için klimadan yararlanın. Polen zamanı evde kapı ve pencerelerinizi sıkı sıkı kapatın. Evinizde ve ofiste varsa klima filtresini sık sık değiştirin. Son yıllarda klimaların çoğunda polen filtreleri kullanılmaktadır. Bu filtreleri yıprandıkça yenilemenizde yarar var. Böylece dışardan gelecek olan tozları önleyebilirsiniz. Tatil için deniz kenarını tercih edin. Dışarıda gözlük ve şapka kullanın. Gözlükleri her gün akar suyun altında yıkayın. Günlük kıyafetlerinizi yatak odasında çıkarmayın. Alerjiye karşı doktora başvurun. Çim biçmekten kaçının ya da maske takıp yapın. Ancak bu önlemler tam uygulansa bile etkinliği oldukça düşüktür. Ev tozu akarından korunmak için nemli ortamdan uzak durmak, en azından yatak odasında halı, klim ve benzeri toz tutucu eşyaları kaldırmak, ıslak zemin temizliği yapmak, temizlik yapılırken o ortamda bulunmamak, akar allerjeni geçirmeyen yatak, yorgan ve yastık kılıfı kullanmak başlıca önlemlerdir.
İlaç Tedavisi
Kulak-Burun-Boğaz uzmanınız tarafından yapılacak dikkatli bir muayane sonucunda ,doktorunuz şikayetlerinize herhangi bir enfeksiyonun veya yapısal bir bozukluğun yol açıp açmadığına ve bunlara yönelik uygun tedaviye karar verecektir.Alerji tedavisinde kullanılan ilaçlar şunlardır:
Antihistaminikler
Dekonjestanlar
Kromalin
Kortizonlu ilaçlar
Bu ilaçlar tek tek ya da kombine şekilde doktorunuzun önerisine göre kullanılabilir.
Aşı tedavisi:
Alerjenlerle temasın kesilmeye çalışılmasına ve ilaç tedavisine rağmen
şikayetlerin iki yılı aşkın bir zamandır devam etmesi durumunda uygulanır. İşlem alerjenin belirli miktarlarda vücuda verilmesi ile yapılır.Kişinin bağışıklık sisteminin tepkisi değiştirilmeye çalışılır ,etkisi yavaş görülür ve sadece aşıdaki maddeye karşı iyileşme sağlar.
Cerrahi tedavi:
Altta yatan ya da sonradan gelişen aşırı büyümüş burun etlerine ya da poliplerine yönelik olarak yapılır.

Konu hakkında daha fazla bilgiye sahip olmak için sinüzit tedavisi portalını ziyaret edebilirsiniz.


Uyku Testi

Siz veya yakınınız horluyorsa, özellikle horlama nefessiz kalma peryodları ile kesintiye uğruyorsa, tüm bunlara gündüz yorgunluğu eşlik ediyorsa uyku apne hastası olabilirsiniz. Aşağıda kendinize uygulayacağınız testle horlamanızın ne derecede ciddi olduğunu ve uyku apne hastası olup olmadığınızı anlayabilirsiniz.

Toplam puanınız 10 ve üzeri ise ciddi apne hastası olabilirsiniz.

VAKİT GEÇİRMEDEN DOKTORA GÖRÜNMENİZİ ÖNERİRİZ.