MAGICAL TRIO "MAGIC SAWS"

vsco-photo-1.jpg

İlk yaptığım rinoplasti ameliyatını hatırlıyorum, 25 yıl olmuştur. Kemik şekillendirme (osteotomi) kısmında çok zorlanmıştım. Kocaman aletlerle burna girip, pat pat kemiği kırıyoruz. 'Bu ameliyatın en zor kısmı bu olmalı' diye düşünmüştüm. Zamanla osteotominin çok da zor olmadığını  ama ameliyatın en önemli basamağı olduğunu anladım.

Bu her cerrah için öyle olmalı ki sorunsuz osteotomi adına rinoplasti tarihinde bir çok kemik kesici aletler denendi. Testereler, osteotomlar ve birçokları daha. Son zamanlarda da elektrikli kesiciler (Piezo, drill gibi), bu amaçla kullanılan popüler cihazlardan.

Kendi adıma bu elektrikli cihazları ben sevemedim. Kontrolün benim elimden çıkıp cihaza geçmesi, beni hep tedirgin etti. Testere osteotom gibi geleneksel kemik kesicileri tercih ettim. Zaman içinde kendi deneyimlerim, gözlemlerimle bu aletlerde ufak ufak modifikasyonlar yapmaya başladım. Nihayetinde üç tane, küçük kemik şekillendirici aletin ortaya çıkmasına uzanan bir süreç oldu. Son derece mutluyum, kemiği kırmadan adeta çizerek şekillendirmek (osteotomi) mümkün bu aletlerle. Sağlam ve stabil bir kemik yapıya ulaşmak son derece kolay bu şekilde. Ameliyat sonrası morluk ve şişlik de çok az. "Magic Saws" ismini verdim ben bu üçlüye. Denemek isteyen meslektaşlarım, aletlerin teminikonusunda bana ulaşırlarsanız seve seve yardımcı olurum sizlere.


I remember the first rhinoplasty surgery I operated. It must have been 25 years now. I had difficulty in osteotomy phase. Imagine opening up a nose with huge tools to break the bones. I said to myself “this must be the hardest part.”
In time, I figured that osteotomy was not the hardest part, yet it was the most essential.

This must have been so important for every surgeon that countless tools have been invented and tried throughout history. Saws, osteotomes and many more…
Electric cutters such as Piezo and drills are among the popular tools being used these days.

I, personally, would like to express that I am not very fond of them. Knowing that the tool can go out of my control has always unsettled me. Therefore, I prefer conventional tools like saws and osteotomes. I started to make tiny changes owing to my experiences and observations over the years. In the end, this helped a bone shaping tool to be born. I am rather pleased. These tools enable us to shape the bone by carving without breaking it. These tools have made it much easier to create a sturdy and stable bone structure. Postoperative bruising and swellings are at a minimum as well. I call this trio “Magic Saws”. I would like help in anyway I can if any of my colleagues desire to have access to these tools.
 

 

 

NAMIK ERGİN