19.10.2017 Hürriyet Gazetesi

Türk doktor 'Burun Okulu'nu yurt dışına taşıdı

Buse ÖZEL - Ömer HASAR, İSTANBUL, (DHA) TÜRKİYE'de bu yıl 13'üncüsü düzenlenen ve son 2 yıldır uluslararası katılımla yapılan "Burun Okulu" isimli canlı cerrahi toplantıları yurtdışına açıldı. 

Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Süreyya Şeneldir tarafından kurulan ve bugüne kadar yaklaşık 2 bin kulak burun boğaz ve plastik cerrahi uzmanının eğitim aldığı "Burun Okulu" Ukrayna'nın Odessa kentindeki Odessa Tıp Fakültesi'nden gelen teklif üzerine Ukrayna'da da eğitim verecek. Yarın başlayacak olan eğitime Avrupa'dan 200 kadar doktorun katılması bekleniyor. 

"ULUSLARARASI HALE GELDİ"

Burun Okulu'nun yurt dışına da açılmasından dolayı çok heyecanlı olduğunu belirten Op. Dr. Şeneldir şunları söyledi, "Ben bu burun okulunu kurduğum zaman, yaklaşık 10 meslektaşımızla birlikte ilk toplantıyı yaptık ve onlara canlı cerrahi yaptık. Tekniklerimi ve bildiğim her şeyi paylaştım. Daha sonra yıllar içerisinde bu toplantı geleneksel hale geldi. Son 2 yıldır bu toplantıyı İstanbul'da uluslararası boyutta yapıyoruz. 150-200 meslektaşımızın katılımıyla olan büyük bir organizasyon halini aldı. Benim için gerçekten sevindirici olan haber de; bu toplantının yurtdışında da takdir görüp, davetler alması oldu. Bu bağlamda ilk olarak Ukrayna'daki Odessa Tıp Fakültesi'nde burun okulu toplantımızı gerçekleştireceğiz. Ukrayna'da olan ve oraya gelen cerrahlarla bu toplantıyı yapacağız." 

"TÜRK TIBBI BİLGİLERİNİ YURT DIŞINA İHRAÇ EDİYOR"

Odessa Tıp Fakültesi'nde gerçekleştirilecek olan toplantıda Ukrayna'da olan ve diğer ülkelerden gelen cerrahlara bu toplantıyı yapacaklarını belirten Op. Dr. Şeneldir, sözlerine şöyle devam etti:

"Toplantıya katılan meslektaşlarımıza 2 tane canlı cerrahi yapacağız. Buradaki videolarımdan, sunumlarımdan, deneyimlerimden paylaşacağımız yoğun bir toplantı olacak. Katılan meslektaşlarımız interaktif bir şekilde sorular soracaklar. Ayrıca tüm gün boyunca ameliyat vaktinde de interaktif sunumlar olacak, videolar göstereceğim. Hem estetik hem de fonksiyonel açıdan nasıl daha iyi sonuçlar alınabileceğine dair bilgilendirme yapacağız. Buradaki bilgi ve deneyimlerimizi yurt dışına ihraç ettiğimizi hissediyorum. Bu da Türk tıbbının geldiği nokta açısından bence çok önemli." 

2 BİNE YAKIN DOKTOR EĞİTİM ALDI

Odessa'da 14'üncü Burun Okulu toplantısını yapacaklarını söyleyen Op. Dr. Şeneldir bugüne kadar 2 bine yakın doktorun eğitim aldığını belirtti ve 200 kişinin katılacağı toplantının, katılımcı sayısı açısından da önemli olduğunu açıkladı. Burun Okulu'nun önümüzdeki yıl gerçek anlamda okul kimliğine de kavuşacağını açıklayan Op. Dr. Şeneldir, "Seneye yapılacak toplantımızda sadece canlı cerrahi, sunumlar olmayacak, ek olarak kadavra üzerinde meslektaşlarımıza ameliyat tekniklerini gösterme fırsatımız da olacak. 20 tane meslektaşımıza kadavralar üzerinde teknikleri gösterme fırsatı yakalayacağım. Bunun yanı sıra yurtdışından gelen meslektaşlarımızla 1 hafta yoğun bir şekilde eğitim gerçekleştireceğiz. Katılımcı meslektaşlarımızla hasta muayene, hastane, ameliyathane konusunda bilgi ve deneyimlerimizi aktaracağız. Bununla birlikte çok yakında burun estetiğinin cerrahi teknikleri ile ilgili bir kitabımız çıkacak" dedi. 

YAZILIM PROGRAMI GELİŞTİRİLDİ

Op. Dr. Şeneldir, Burun Okulu toplantılarının yanı sıra burun estetiği yapan doktorlara özel bir yazılım geliştirdiklerini de açıkladı. Yazılım sayesinde doktorların hastalarını çok daha kolay takip edebileceğini belirten Dr. Şeneldir, "Android ve IOS yazılım marketlerinden indirilebilen bu uygulama tamamen doktorlara yönelik bir uygulama. Doktorlar hasta kayıt ve takiplerini bu program üzerinden yapabiliyorlar. Rhinosmart ismi verilen program da Burun Okulu'nun bir faaliyeti olarak not edilebilir" dedi.

http://m.hurriyet.com.tr/turk-doktor-burun-okulunu-yurt-disina-tasidi-40615857

Rhinoplasty School 2018

2012 yılında bir günlük workshop olarak  başlayan Rhinoplasty School; son üç yıldır iki gün boyunca devam eden uluslararası bir kursa evrildi ve evrilmeye devam ediyor. 30 Mart-1 Nisan 2018’de gerçekleşecek olan 15. kursumuzun hemen arkasına fellow programı ekledik. 2-6Nisan arasında ise 5 meslektaşımızın katılımıyla 5 gün boyunca devam edecek olan fellow programında, katılımcı meslektaşlarımın ameliyathane ortamında izleyeceği 5 canlı cerrahi; ofis ortamında hasta değerlendirme ve takip; uygulayıcı ve tamamlayıcı ofis işlemleri (PRP, botoks, dolgu gibi) yer alacak. Fellow programına katılacak 5 kişi burunokulu@gmail.com adresine mail yoluyla başvuruda bulunabilir. (Mail gönderen ilk 5 kişi, katılım koşullarını bizden öğrenip fellow programının katılımcısı olacaktır.

Rhinoplasty School, which started as a one-day workshop in 2012, has evolved into a two-day international course for the last three years and it is still evolving. We added a fellow programme just after our 15th course, which will take place from 30 March to 1 April 2018. In the fellow program, which will last for five days with the participation of five colleagues between April 2-6, five live surgeries that will be made available for our participants to observe in the operating room environment; evaluation and follow-up of patients in the office environment; practitioner and complementary office operations (PRP, botox, filler) will take place. Those who would like to participate, five of whom will be elected, can apply at burunokulu@gmail.com. The first five people, who send an e-mail, will be informed about the terms of participation from us and, then, can participate in the fellow programme.

surreya.jpg

 

 

 

Rhinoplasty School Van 100.yıl Üniversitesi'ndeydi.

Sevip saydığım çok değerli bir büyüğüm, daha mesleğimin başlarındayken beni her gördüğünde şöyle derdi "Dünyaya bir daha gelsem ya doktor ya öğretmen olmak isterim. Her meslekte hizmet etme fırsatı olabilir ama bu iki meslek doğrudan insana hizmet edebildiğin, insanların duasını kazanabildiğin meslekler." Ben bu iki değerli mesleğin de hazzını yaşadığım için çok şanslıyım. Yıllarca doktor olarak hastalarıma hizmet ettim, Rhinoplasty School sayesinde de bir öğretmen gibi bildiklerimi anlatıp, deneyimlerimi paylaşma fırsatı buldum. Bugün Van 100. Yıl Üniversitesi'nin konuğu olarak düzenlediğimiz 14. Rhinoplasty SchoolCanlı Cerrahi toplantısı da oldukça verimli geçti. Emeği geçen herkese ve katılımcı meslektaşlarıma teşekkür ederim. 30 Mart-06 Nisan 2018 tarihinde gerçekleşecek; kadavra kursu, canlı cerrahiler ve fellow programıyla birlikte hazırlıklarının sonuna geldiğimiz 15. Rhinoplasty School'da görüşmek dileğiyle.

 


RHINOPLASTY SCHOOL WAS AT VAN 100. YIL UNIVERSITY


Someone I esteem very highly would me this every time he saw me, “If I was born again, I would like to be a doctor or a teacher”, I was at the beginning of my career then. Every profession enables us to serve others but these two professions are such professions, in which you can serve people directly and receive their blessings." I am very lucky to be able to take pleasure in both of these invaluable professions. I have served as a doctor for many years, and thanks to the Rhinoplasty School I have had the opportunity to share my knowledge and my experiences as a teacher. The 14th Rhinoplasty School Live Surgery meeting, which we organized as a guest of Van 100. Yıl University today, was also very productive. I would like to thank everyone who contributed and my colleagues who participated. We wish to meet at the Rhinoplasty SchooI, which will take place from 30 March to 06 April 2018; coupled with the preparations of the cadaveric course, live surgeries and fellow programme completed.

Merhaba Van 100.Yıl Üniversitesi

Rhinoplasty School'un ortaya çıkış amacı, yıllardır edindiğim tecrübelerimi meslektaşlarımla paylaşmaktı. Özellikle de henüz mesleğinin başında olan; araştıran, değişime ve yeniliğe açık meslektaşlarımla. Bugüne kadar yurt dışında ve yurt içinde sayısız toplantıya katılıp sunum yaptım. Hepsinin yeri ayrı tabiki. Yakından takip edenler bilir; Rhinoplasty School her yıl bir defa İstanbul'da, bir defa da Anadolu'nun bir başka kentinde düzenlenir. Bugüne kadar Diyarbakır, Adana, Sivas, İzmir, Kayseri'de düzenlediğimiz toplantılar yüksek katılımlı ve oldukça verimli geçti. Bu sayede, başından beri çıkış noktasındaki amacımızdan sapmamış olduk. Şuna inandım bu zamana kadar; bir şey yapacaksam bundan öncelikle en yakın çevrem faydalanmalıydı. Dünyada titrini ispat etmiş meslektaşlarımla bir arada olmak da, İstanbul'da düzenlediğim toplantılar da çok şey kazandırdı bana ama üniversite toplantılarının verdiği mutluluk başkaydı her zaman. Bu keyfi devam ettirmek için yarın Rhinoplasty School'un 14. toplantısını düzenlemek için "Van 100.Yıl Üniversitesi"nin davetlisi olarak yola koyulacağız. Yolumuz açık olsun😊

 

The purpose of the Rhinoplasty School was to share my experience I gained through the years with my colleagues. 
Especially, with the colleagues who are at the beginning of their profession, constantly researching and open to change and innovations. 
Up until today, I have participated in numerous meetings where I involved in presentations both abroad and in the country. 
They all have different meanings for me, of course. 
Those who follow closely would know; Rhinoplasty School is held once a year in Istanbul and once in another city of Anatolia. 
Uo to the present, the meetings we have organized in Diyarbakır, Adana, Sivas, İzmir and Kayseri highly participated and productive. 
By courtesy of this point, we have not deviated from our goal since the beginning. 
What I have always believed is that if I was to do something, those who are closest to me should benefit from it in the first place. 
Being together with colleagues who have proved their titles in the world, as well as the meetings that I have organized in İstanbul, have earned me a lot, but the joy that the University meetings gave was always there. 
We will set off tomorrow as invitees to "Van 100.Yıl Üniversitesi" to organize the 14th meeting of the Rhinoplasty School to continue to enjoy these feelings. 
Godspeed

Her sene büyük bir heyecan ve titizlikle hazırlandığımız Rhinoplasty School için az bir zaman kaldı. 8-9 Nisan tarihlerinde düzenleyeceğimiz toplantıda, iki gün boyunca devam edecek canlı cerrahiler ve farklı başlıklarla hazırladığımız sunumlar olacak. İlk kez geçen sene, uluslararası platforma taşıdığımız toplantıda, yurtdışından gelecek olan meslektaşlarımız da katılımcı olarak yer alacak. 

 

Rhinoplasty School'un hemen öncesinde, 24-28 Mart'ta Milano'da organize edilecek Avrupanın en prestijli Rinoplasti toplantılarından "Milana Masterclas 2017"ye de 7 farklı sunumumla katılacağım. Bunun dışında meslektaşlarımın organize ettiği diğer toplantılar, yurtdışı toplantıları ve Rhinoplasty School Türkiye toplantılarıyla birlikte birçok toplantı var önümüzdeki günlerde. Hepsi için ayrıca emek ve zaman vermem gerekse de; mesleki her yenilikten haberdar olmamı sağlayan, genç meslektaşlarımla buluştuğum ve en önemlisi bildiklerimi paylaştığım bu toplantı ortamlarından son derece memnuniyetle ayrıldım her zaman. Bu yüzden son derece heyecanlıyım. 

 

Bir hayalle başlayan Burun Okulu serüveninin Rhinoplasty School adıyla devam ediyor olması ve böylesi prestijli organizasyonlarda yer almak, benim için mutluluk verici. Hayatım boyunca bildiğim işi, en iyi şekilde yapmam gerektiğine inandım. Meslek hayatımda düsturum bu oldu. Ve biliyorum ki bu inançtı bana kapıları açan. Birçok olumsuz söylemin arasında sıkışıp kaldığımız bugünlerde, bence hepimize düşen; yaptığımız işi, en iyi şekilde yapmak. Umuyorum ki o zaman, vardığımız kapıların önünde bir engel olmayacak. Mesleğimiz, bizim dünya vizemiz.


We have now little time left for Rhinoplasty School, which we organise every year with great enthusiasm and meticulousness. At the meeting we will organize on April 8-9, there will be live surgeries and presentations under various titles all through two days. Our colleagues from abroad will be participating in the meeting, which we carried to international platforms for the first time last year.

 

Immediately before Rhinoplasty School, I am going to attend with 7 different presentations I prepared for "Milana Masterclass 2017" one of Europe's most prestigious Rhinoplasty meetings to be organized in Milan on 24-28 March. Apart from that, there are also many other meetings organized by my colleagues, other international meetings as well as Rhinoplasty School Turkey meetings in the coming days. Even though I have to make a great deal of effort and time for each of them, I have always been very pleased to leave these meeting environments that I enable me to keep myself up to date and meet with young colleagues, above all, share my knowledge with others. So, I am extremely excited.

 

It is a breath of fresh air that the Burun Okulu (Nose School) adventure carries itself forward under the name of Rhinoplasty School and that I am partaking in such prestigious organizations. I have believed all my life that I should do the best at what I do. This has been my code of my professional life. And I know that this faith has opened my doors. These days we are trapped between many negative statements and I think what we all try to live up to is do the work we do, in the best way we can. I hope that then there will be no obstacles in front of the doors we are at. Our profession is our global visa.

Hepimizin yaptığı gibi önümüzdeki günleri planlarken arkama bakıyorum. Koşuşturmalar arasında, mesleki açıdan verimli ve heyecanlı, toplumsal açıdan zor geçen bir yılı arkamızda bıraktık. 2016'nın ilk aylarında, yıllardır düzenlediğimiz Burun Okulu'nu Rhinoplasty School adıyla uluslararası düzeye taşımak, bizi en çok tatmin eden işlerimizden oldu. Çünkü insan başkalarıyla kendini kıyaslamak yerine, bulunduğu çizgiyi aşmak için çaba gösterdiğinde gerçek başarıya ulaşıyor. Tabi hepinizin bildiği gibi ülkemizde birçok terör eylemi yaşandı 2016'da. Toplantı zamanının bu terör eylemlerinin yaşandığı günlere rastlamasına rağmen plan ve programımdan vazgeçmedim. Hiçbir bilgiyi kendime saklamayıp, tecrübelerimi meslektaşlarımla paylaşma isteğinden doğmuş bu organizasyon, iki gün devam eden canlı cerrahilerin sonunda başarıyla tamamlandı. Ve sonuç son derece memnuniyet vericiydi. Hemen arkasından Rio de Janeiro, Londra ve New York gibi kentlerde yapılan diğer uluslararası toplantılar geldi. Kimine konuşmacı kimine katılımcı olarak gittiğim toplantılardan da bildiklerimin üzerine yenilerini katıp, gelişerek döndüm. Bu arada ülkemizde yapılan, değerli meslektaşlarımın organize ettiği birçok toplantıya da sunumlarımla katılıp özellikle genç arkadaşlarıma feyz olmaya çalıştım. Bu yoğun toplantı trafiği ve rutinde devam eden ameliyat programı yanında, biraz olsun nefes almak ve zihnimi dinlendirmek için anlık çektiğim fotoğraflarımı yayınlamaya devam ettim. Burun ve yüz hastalıkları ve bu hastalıklarda uygulanan cerrahi yöntemleri içeren mesleki kitapta, Rhinoplasty hakkında yazdığım bölümlerin yayınlanması da güzel bir süpriz oldu benim için. 2016'nın son programı olarak Rhinoplasty School'un ulusal ayağını İzmir Çiğli Devlet Hastanesi'nde gerçekleştirdik. Genç meslektaşlarımın ilgisi ve öğrenme arzusu her zamanki gibi, ülkemizde bulunan tıp fakültelerinde daha fazla toplantı yapma isteği uyandırdı. 2017'de beni birçok ulusal ve uluslararası toplantı, ameliyatlar, yürünecek yollar, gidilip görmeye değer yaşanmışlıklar ve tanık olup fotoğraflayacağım başka başka hayatlar bekliyor. Yeni yıl hepimiz için; yeni projeler üretmek, sevmek ve sevilmek adına umut dolu olsun..


As we all do, I look back when planning the upcoming days. We have left behind a year productive, avocationally exciting yet socially challenging. In the first months of 2016, one of our most satisfying work was to carry the Burun Okulu, which we have been organizing for many years, to international platforms under the name of Rhinoplasty School. Because people reach real success when they strive to overcome what they have achieved, instead of comparing themselves with others. Of course, as you all know, there have been many acts of terrorism in our country in 2016. I did not give up my plans and schedule in spite of the fact that these acts of terrorism had happened at the time of our meetings. This organization, born from the desire to never keep any knowledge for and share it with my colleagues, was successfully completed at the end of two days that involved live surgery sessions. And the result was rather pleasing. Immediately afterwards, next were other international conferences held in cities such as Rio de Janeiro, London and New York. From these meetings, some of which I attended as a speaker and as a participant, I returned with innovations that enhanced my knowledge.

 

In the meantime, I participated in many meetings at home organized by our respected colleagues and I tried to be especially good friends with my presentations. Along with this busy meeting traffic and ongoing surgery programs on my routine, I continued to publish my snapshot photos to breathe a little and rest my mind. It was a nice surprise for me to witness that the sections I wrote about Rhinoplasty were published in an occupational book, which includes nose and face diseases and surgical methods applied to them. As a finishing organisation of 2016, we carried out the national part of Rhinoplasty School in İzmir Çiğli State Hospital. The interest of my young colleagues and their desire for learning prompted me, just as they have always done, to hold more meetings in the medical faculties of our country. In 2017, there are many national and international meetings, surgeries, paths to walk, experiences worth seeing and other lives waiting for me to witness and photograph. May the new year be, for all of us, full of hope to produce new projects, love and be loved.


Mesleki yaşamımın son 20 yılında burunla ilgili sayısız prestijli toplantıya katıldım.  İlk yıllarda kendimi geliştirmek için katılımcı olarak katıldığım ve hayranlıkla döndüğüm birçok toplantıya artık konuşmacı olarak katılıyorum. Ancak yine de "Tamam, ben artık her şeyi biliyorum" demiyorum. Mesleğin başında olan genç arkadaşlarım bilmeliler ki gelişmenin ve öğrenmenin biteceği bir yer yok. New York Cutting Edge toplantısı da yine yenilenerek döndüğüm toplantılardan biri oldu. İş sadece iş değildir.  Senin kim olduğundur. Mesleğine saygısı olan herkese önerim  yürüdüğümüz yolda bir varış noktasının olmadığını unutmayalım.


During the last 20 years of my professional life, I have attended numerous prestigious meetings on the nose. I now participate as a speaker in many meetings that I have attended as a participant and returned with admiration in the first years. But I still do not say, “Okay, I now know everything.”

My young colleagues at the beginning of their professional life should know that there is no end to development and learning. The New York Cutting Edge was, once again, one of those refreshing meetings I returned from. Business is not just business. It is who you are. My advice to anyone who respects their profession is that we should not forget that there is no point of destination on the way we walk.

RhinoSmart

Öğrenmenin, yenilemenin yolu üretmekten geçiyor.

2017'de yeni fikirlerle üretmeye devam...


The way to ever-learn and innovate is through constant production.

I will continue to produce with new ideas in 2017 ...

SONBAHAR

Her insanın kendisini iyi hissettiği bir mevsim vardır. Bilime bir karakter yakıştırmakta zorlansak da bence bilimin de en üretken olduğu mevsim sonbahardır. Eylül, ekim, kasım ayları yani. Kongre ve kursların daha yoğun olduğu aylar. Benim için de oldukça yoğun geçecek olan bu dönemde haftasonu program takvimim çoktan doldu. Toplantılarımın çoğu İstanbul dışında, bu yüzden sonbahar biraz da seyahat mevsimi olacak benim için. Geçtiğimiz hafta sonu Londra’da “Burun Ucu Şekillendirme” başlıklı bir panele katıldım. Beş farklı Avrupa şehrinden gelen panelistlerle deneyimlerimizi paylaştık. Ben ameliyatlarımda burun ucu şekillendirirken dome division denilen farklı bir teknik kullanıyorum. Panelist ve dinleyicilerin sunuma yönelik ilgisi oldukça yüksekti, panel sonunda birçok soru aldım Sanırım kullandığım teknik onlara farklı geldi. Sunumun onlar üzerinde etkili olduğunu hissettim. Gelen sorulardan bir tanesi de bu tekniği neden yayın haline getirmediğimdi.

Neyse ki onlara verecek cevabım hazırdı: “Yayın yolda, geliyor”

Evet tüm projeler devam ederken bu ay sonu yurt dışında yayınlanacak bir dergiye göndermek için son halini vermeye çalıştığımız yayın için az bir zaman kaldı. Avrupalılar her şeyi kayıt altında tutmayı, bilimsel yayın yapmayı severler. Ben dahil biz Türkler bu konuda pek iyi değiliz. Zor işlerin üstesinden geliriz ama yaptıklarımızı bilimsel ortamlarda yayınlamak için ugraş vermeyiz. Bu tür bir eleştiriye sevindirici bir cevapla karşılık vermek bile motive edici oldu benim için. Londra’da aldığım övgü ve taktirler sayesinde döndüğüm gibi çalışmayı hızlandırdım. Son zamanlardaki yoğunluğumu bu yayına borçluyum.

Bu arada Londra’da gastronomik açıdan da farklı deneyimler yaşadım. Öncelikle bir kahvesever olarak Londra 3. nesil kahvecileri beni tatmin etti. Ancak sevinerek söylemeliyim ki sağlık alanında olduğu gibi kahve konusunda da ülkemiz çok iyi. Özellikle İstanbul. Bizdeki üçüncü nesil kahveciler Londra ile başa baş rekabet eder bence. Fakat pizza konusunda aynı şeyi söyleyemeyeceğim. İtalya’nın birçok şehrinde, nam salmış pizzacıları da denememe rağmen ömrümde yediğim en güzel pizzayı Covent Garden’da Monmouth Street’e yakın Homeslice’da yedim.

Meraklısına önerilir:)


Every person has a season, in which he or she feels good. Even if we can hardly associate a character with science, I think that the season in which science is most productive is autumn. September, October, November, I mean. These are the months when Congress and courses are more intensively held. Throughout this period, where I am going to have a full plate, my weekend schedule is already full. Most of the meetings are outside of Istanbul, so, this autumn is going to a season of travel for me. In the past weekend, we joined a panel called "Nose Tip Reshaping" in London. We shared our experiences with the panellists from five different European cities. I am using a different technique called “dome division” for nose-reshaping surgeries. The interest of the panellists and listeners was quite high and I received many questions at the end of the panel. I suppose the technique I use sounded different to them. I felt that the presentation was effective on them. One of the incoming questions was about why I have not made this technique into a publication.

Fortunately, I was ready to give them the answer: "My publication is on its way."

Yes, while all the projects are ongoing, there is little time left for us to finalize a publication for an issue of a magazine to be published abroad this month. Europeans love to keep everything in the record and release scientific publications. We Turks, including myself, are not very good in this regard. We can tackle challenges but we do not make a bid for publishing what we do in the scientific environment. It was motivating for me to respond to such a criticism with a joyful answer. Thanks to the praise and admiration I got from London, I accelerated my work as I returned. I owe this intensity these days to this publication.

Meanwhile, I experienced unique gastronomic experiences in London as well. First of all, as a coffee lover, London's third wave coffee shops satisfied me much. However, I should exultingly say that our country is very good at coffee as it is in the field of health. Especially Istanbul…

 

I think the third wave coffee makers in our country can compete head-to-head with those in London. But I can not say the same about pizza. Although I have tried famous pizza makers in many cities of Italy, I have tasted the best pizza of my life at Homeslice near Monmouth Street in Covent Garden.

Recommended for the interested :)

AÇIK VE KAPALI TEKNiK

Sıkça karşılaştığım bir soru var. “Ameliyatlarınızı açık teknikle mi yapıyorsunuz,

kapalı teknikle mi?” Genellikle burun ucunda sorun fazla ise açık teknik, burun

ucu fazla sorunlu değil ise kapalı teknik kullanıyorum. Burnu açtığımızda

anatomiyi yeniden kurgulayabilmek için daha fazla kıkırdağa ihtiyaç duyuyoruz.

Bu gibi durumlarda burun orta bölme kıkırdağını yani septumu kaynak olarak

kullanıyoruz. Hastaya daha önce herhangi bir burun müdahalesi yapılmışsa

ihtiyacımız olan kıkırdağı kaburga, kulak vb. bölgelerden almak durumunda

kalıyoruz. Ki bu gibi vakalarda hastayı ameliyat öncesinde bilgilendirip hastanın

onayını almak zorundayız.

Bugün ameliyatını gerçekleştirdiğim hastamla muayene esnasında görüşürken

burun ucunda fazla değişiklik yapmamaya ve ameliyatta kapalı tekniği

kullanmaya karar vermiştim. Hasta ameliyat öncesinde verdiği bilgilerde daha

önce herhangi bir burun ameliyatı olmadığını belirtmişti. Ameliyata başladıktan

kısa bir süre sonra hastanın daha önce ameliyat geçirmiş olduğunu anladım.

Çünkü burnun orta bölgesinde kıkırdak kalmamıştı. Eğer ameliyatı açık teknikle

yapıyor olsaydım kıkırdak kullanmak zorunda kalacağım için kaburgadan

kıkırdak alacaktım. Ameliyat esnasında hastanın iznini almam mümkün

olmayacağı için hasta uyandığında farklı bir sorunla karşılaşabilirdim. Kapalı

yöntemi seçtiğim için sorunsuz bir şekilde ameliyatı tamamlamış oldum.

Hasta uyandığında tekrar daha önce bir burun ameliyatı geçirip geçirmediğini

sordum. Çünkü hastanın daha önce ameliyat geçirmiş olması dışında bir ihtimal

daha vardı. Eğer kişi kokain kullanıcısı ise burun kıkırdağı bu sebeple erimiş

olabilirdi. Hastam bir buçuk yıl önce bir deviasyon ameliyatı olduğunu söyledi.

Bunun önemli olmadığını düşündüğünü için ameliyat öncesinde belirtmediğini

ifade etti. Diyebilirsiniz ki “Muayene esnasında bunu fark etmediniz mi?”

Maalesef muayenede her zaman bunu fark etmek mümkün değil. Şu soruyu

tekrar cevaplayalım. “Ameliyatlarınızı açık teknikle mi yapıyorsunuz, kapalı

teknikle mi?” Bu kararı alırken burnun anatomik yapısının etkili olmasının

yanında mesleki deneyimler ve şans faktörü de devreye giriyor. Siz siz olun

ameliyat öncesinde bilgi verirken dikkatli ve eksiksiz bilgi vermeyi unutmayın.


OPEN AND CLOSED TECHNIQUES

There is a question that I often encounter. “Do you usually operate with open or closed technique?” I usually use the open technique if the problem is too much at the tip of the nose, and a closed technique if the nose is not much problematic. When we open the nose, we need more cartilage to reconstruct the anatomy.

In such cases, we use the nasal mid-segment cartilage, in other words, the septum as a source. If the patient had previously undergone any nasal intervention, we would have to get the cartilage we need from the ribs or ears. And in such cases, we must inform the patient before surgery and have to get the patient's approval.

During the examination of the patient whom I operated today, I decided not to make much change at the tip of the nose and use the closed technique at the surgery. The patient stated before the operation that they had not had any nose surgeries. Shortly after I started the surgery, I realized that the patient had undergone a previous operation. Because there was no cartilage left in the middle area of the nose. If I had done the surgery with the open technique, I would have to use the cartilage, which I would have had to remove from the ribs. Since I could not get the patient's permission during the operation, I could have faced a different problem when the patient woke up. As I, thankfully, preferred the closed method, I completed the procedure without any complications. After waking up I asked the patient again if they had had a nose surgery before. Because there was another possibility aside from the patient having had a surgery before. If the person was a cocaine user, the nasal cartilage might have dissolved for this reason. The patient said they were a surgery because of a deviation a year and a half ago. They said that they did not mention it before the surgery because they thought it was not that important. You may say, "have you not noticed this during the examination?" Unfortunately, it is not always possible to notice such situation during the examination. Let me re-answer this question. "Do you operate with the open technique or the closed technique?" In addition to the anatomical structure of the nose, professional experience and some luck factor are involved in this decision. Do not forget to give information carefully and precisely before surgery.